EĞİTİM POLİTİKASI · ELEŞTİREL ANALİZ · LGS
“Bu Soruların Birçoğunu Ben de Yapamıyorum” — Bir Ekonomistin Tespiti, Eksik Bir Reçete
Eski hazine müsteşarı haklı: bu çocuklar sınavı kazanıyor ama yaşamda azı başarılı oluyor. Ama “Uzak Doğu’ya bakalım” reçetesi, problemin yarısını çözer; çünkü Uzak Doğu da kendi sisteminden kaçıyor.
Türkiye’nin tanınmış bir ekonomisti, eski hazine müsteşarı, torununun LGS hazırlığını izlerken samimi bir itirafta bulundu: “Soru-cevap kitaplarına bakıyorum, soruların birçoğunu ben de yapamıyorum.” Tespit alçakgönüllüydü ama altında ciddi bir soru vardı: bu çocuklar sınavı kazanıyor, peki yaşamda neden azı başarılı oluyor? Sebebi “ezber sistemi”ne bağladı; çözümü ise “Uzak Doğu modelini incelemek”te buldu. Tespit dürüst ve büyük ölçüde doğru. Ama reçete, sorunu yanlış ülkenin kapısına bırakıyor.
Önce hak teslim edelim: tespit büyük ölçüde doğru
Yeni nesil LGS soruları, gerçekten de bilgiyi anlamadan kullanmayı talep ediyor. Bir 13 yaşındaki çocuk, kendisinden 4-5 kat yaşlı yetişkinlerin çözmekte zorlandığı sayısal soruları rutin bir refleksle çözüyor. Bu olağanüstü görünür — ama performans, anlam değildir. Ekonomistin sezgisi, eğitim biliminde yüzeysel öğrenme – derin öğrenme ayrımına denk gelir (Marton & Säljö, 1976). Yüzeysel öğrenmede çocuk yöntemi ezberler; derin öğrenmede neden o yöntemi kullandığını anlar. LGS yüzeyseli puanlamaya, derinliği fark etmemeye programlıdır. Bu yüzden “niye böyle çözdün?” sorusuna çoğu sınav kazananı net cevap veremez. Eleştiri haklıdır.
Ama Uzak Doğu reçetesi: tam tersi bir gerçek
Burada büyük bir paradoks var. Uzak Doğu eğitim sistemleri — Çin, Kore, Japonya — uluslararası testlerde (PISA, TIMSS) zirvededir; ama kendi modellerinden çıkmaya çalışan sistemlerdir. “Sınav cehennemi” diye adlandırılan ezbere ve yüksek riskli sınavlara dayanan bir kültüre sahiptirler ve son 15 yılda buna karşı reform başlattılar: Japonya 2019’da ezberi azaltan yeni üniversite sınavını tasarladı, Güney Kore 2016’da “sınavsız dönem”i ülke geneline yaydı, Singapur’un “Teach Less, Learn More” programı içeriği azaltıp düşünmeyi artırma temellidir. Yani “Uzak Doğu’yu inceleyelim” cümlesi, Uzak Doğu’nun kaçtığı şeye koşmak anlamına gelebilir.
Peki sahiden örnek alınacaksa: Singapur’un yaptığı ne?
OECD’nin 2022 PISA Yaratıcı Düşünme testinde Singapur 60 üzerinden 41 puanla dünya birincisi oldu — üstelik geleneksel matematik ve okuma puanlarını da koruyarak. Sebep: müfredatta problem temelli öğrenme, disiplinler arası proje çalışmaları, ve “teach less, learn more” felsefesi. Singapur, Türkiye’nin yaptığının tersini yaptı: müfredatı ağırlaştırmak yerine hafifletti, sınavı artırmak yerine azalttı, ezberi puanlamak yerine yaratıcılığı puanladı. Türkiye’nin LGS reformu ise ters yöne — daha katmanlı, daha uzun, daha eleyici — gidiyor.
Sorun ezber değil; ezberi zorunlu kılan eleme baskısı
Asıl mesele eğitim yöntemi değil, eğitim ekonomisidir. Bir milyon adayın 100 bin Anadolu Lisesi kontenjanı için yarıştığı bir yapıda, hiçbir öğretmen “durup düşünme” lüksünü tanıyamaz. Bir ay düşünmeye ayrılan saat, ailelere göre kaybedilen bir “net”, sıralamada düşülen bin basamaktır. Ezber, bir tercih değildir; kontenjan baskısının ürettiği rasyonel bir savunmadır. Singapur’un yaratıcılık birinciliği, Singapurlu çocuklar daha zeki olduğu için değil; sistemleri çocukların hepsine “zaten iyi bir liseye gidersin” diyebildiği içindir.
Bu bilgi LGS adayı bir aileye ne söyler?
› Eleştiri haklı, ama oyunu boykot etmek aday için seçenek değildir. Sistem tartışılır; ama çocuk haziranda salondadır. Sistem eleştirisi, çocuğun bireysel hazırlığının yerini tutmaz.
› Evde derinliği koruyun. Çocuk denklemi çözdüğünde, “bu nerede işe yarar?” sorusu evdeki velinin alanıdır. Sistem bunu sormuyor; ama aile sorabilir. Bu küçük cümle, yıllar içinde ezberin yanına anlamı koyar.
› “Sınav puanı = çocuğun değeri” denklemini reddedin. Ekonomistin son cümlesi en önemli olanı: bu çocuklar sınavı kazanıyor, yaşamda azı başarılı oluyor. Yani sınav puanı, hayat puanı değildir. Bu cümleyi evde sahiplenmek, sistemden bağımsız bir değer korumadır.
Ekonomistin yarısı doğrudur: ezber gerçek bir sorundur. Ama sebebi “Uzak Doğu’dan ders almamamız” değil; bir milyon çocuğa yetecek kaliteli liseyi inşa etmemiş olmamızdır. Çocuğunuzun hayatta başarılı olması için sistemin değişmesini bekleyemezsiniz; ama evde, küçük bir soruyla — “bu ne işe yarar?” — sistemin atladığı katmanı geri getirebilirsiniz. LGS bir filtredir; eğitim değildir. İkisini karıştırmamak ailelerin elindeki en güçlü zihinsel araçtır.
